iki yolu var

Yorum yap

“Biz canlıların cehennemi gelecekte var olacak bir şey değil, eğer bir cehennem varsa, burada, çoktan aramızda; her gün içinde yaşadığımız, birlikte, yan yana durarak yarattığımız cehennem.

İki yolu var acı çekmemenin: Birincisi pek çok kişiye kolay gelir: cehennemi kabullenmek ve onu görmeyecek kadar onunla bütünleşmek.

İkinci yol riskli: sürekli bir dikkat ve eğitim istiyor; cehennemin ortasında cehennem olmayan kim ve ne var, onu aramak ve bulduğunda tanımayı bilmek, onu yaşatmak, ona fırsat vermek.” İ CALVİNO

garanti karantina

4 Yorum

gerçek hayat dergisi her hafta cuma günleri çıkıyor. bugün son sayısını aldım. orta sayfada iskender gümüş murat menteş’le röportaj yapmış. murat menteş’in yeni romanı çıktı ya. hala okumadım. ama dublörün dilemması gibi akıcı macera dolu bir roman diyorlar… neyse. murat menteş röportajda güzel şeyler söylemiş.

- devlet ne kadar iyi çalışırsa çalışsın, bürokrasi, kalbin işleyişiyle örtüşmez. Aşk gayri resmi bir şeydir. (gönül işleri bakanlığı üzerine)

- düşünceden uzak  hayat, çiğ, ham, çürük kimselerin hayatıdır. (haklı bence de)

romanda tasavvuf bir savunma sanatıdır demiş menteş. (romanı okumayanlar kızacak ama bende okumadım. röportajda öğrendim. napiim aldım burayada.) yine diyor ki röportajda menteş; sadece bedenimizi değil, ruhumuzu da muhafaza ederiz, esirgeriz, savunuruz. üstelik tasavvuf mesela az yemek gibi hasletleri teşvik ederek bedeni de terbiye eder.

***

bir kaç ay içinde yeni şiir kitabı da basılacakmış menteş’in.

GARANTİ KARANTİNA

beklentisiz bekleyiş

1 Yorum

elif

ismet özel’i anlama kılavuzu

bütün kitaplarını okumalı. adam gibi.

 yoksa bir cümlesini dahi anlayamazsın. tıpkı ahmet turan alkan gibi. ahmet turan alkan’ın bu kadar aciz kalacağını düşünmemiştim… insanlar ismet özel’i anlamamak için ellerinden geleni yapıyor… anlamamak için. düşünce tembelliği nasıl işlemiş beyinlerimize…

be

kışlık kazakları özleyip özleyip de

yaz çıplaklığını kalın kalın giyinen

hilekar masumiyet…

                          kıştan kalan fikirler/osman konuk

te

celaliler halk arasında garip isimlerle şöhret bulmuşlardır:

Ağaçtan Piri, Gün Uğrusu, Baldır Kısa, Tanrıbilmez, Dağlar Delisi, Kabre Sığmaz, Kafir Murad, Deli İlahi, Yularkıstı, Kilindir Uğrusu, Domuzoğlan, şekloz Ahmet, Kekeç Mehmet gibi…

Erhan Afyoncu/ III. Kitap Sorularla Osmanlı İmparatorluğu

se

Beklentisiz bekleyiş: TAKVA

                                         ismet özel

kar yağacak

Yorum yap

kar yağacak/edip cansever

evet baylar bu taraftan
yolların otobuslerin iç çekişlerin anıtına
durmanın duraksamanın
yoksul gözün yoksul gülünün anıtına

bir eğilişle başladı, elimi alnıma siper etmemle
doyasıya baktım buz renkli bulutlara
ne kadar büyük olursa olsun umudum
zorunluktur umutsuzluk da bir parça

anlaşıldı yarın bir gün kar yağacak
eski bir aşkın da anısına
iyidir, her şey durulunca kaygımız bütün olur
hem nereden bileyim herhangi bir çocuk kaç yaşında.

ne buruk bir dönemdeyiz, suyla bakarız
bir ciçek sergisine bir panayıra
suyla görürüz suyu ve her şeyi
bir saçak altında buluşmanın kuğusunu da

bakıp bakıp bir daha yazıyorum
ufacık defterime saat kayışıma
ve bu kentin gül renkli armasına
bir daha.

anlaşıldı yarın bir gün kar yağacak
bir çorapçının gözlerine kollarına
kedi gibi yumuşak bir çarşının
bir türlü bitmeyen eşyasızliğına.

kar yağacak
sevdim mi sevildim mi bir vaktin orasına.

myriam-fares-enta-el-hayat.

2 Yorum

http://www.klipsiz.net/myriam-fares-enta-el-hayat.php.

21 aralık en uzun gece

2 Yorum

şeb-i yeldayı müneccimle muvakkıt ne bilir

mübtelayı gama sor kim geceler kaç saat

***

link 1

link2

dövüş sanatı

2 Yorum

1. ismet özel 1977 yılında yeni devir gazetesinde yazdığı yazılardan birisinin sonunu şöyle bitiriyor: “Çünkü Türkiye’de birçok şey daha yeni başlıyor”

yıl :2009 -> bence bu söz hala geçerli.

11. hayatıma zenginlik katan kitapları tekrar okuyacağım. çünkü onları okudukça daha dinç daha umutlu daha mutlu hissediyorum kendimi.

mesela zarifoğlu’ndan yaşamak, karakoç’tan yitik cennet, özel’den waldo sen neden burada değilsin, meriç’ten mağaradakiler…

111. samet ve ahmet (yeğenlerim)

samet ilköğretim 2. sınıf, ahmet 3. sınıf öğrencisi. ahmet pek sevmiyor ders çalışmayı. ama zehir gibi çocuk. samet okumaya düşkün. arada bir kapışıyorlar evde. samet ahmeti tam yenecekken ahmet gülmeye başlıyor. insan dövüşürken güler mi. gülüyor ama. sonra samet galibiyet sevincini yaşıyor. ahmet’e niçin kavga ederken gülüyorsun dedim. ne derse beğenirsiniz iyi mi:

- benim dövüş sanatım böyle? (dövüş sanatı: gülmek…)

1111. hala yağmurlu…

Older Entries Newer Entries

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.